CHP Eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündemdeki kurultay tartışmalarına ve parti içi süreçlere dair yaptığı açıklamada, yeniden adaylık kapısını açık bırakırken, parti içindeki ayrışmalara karşı dikkat çeken uyarılarda bulundu.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı sonrası siyaset kulisleri hareketlendi. TV100 ekranlarında soruları yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden aday olup olmayacağına dair soruya, “Adaylığı düşünürüm, o gün geldiğinde bakarız” yanıtını vererek net bir kapı kapatmadı.
Parti yönetiminde kalıcı olmak gibi bir niyetinin bulunmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, göreve dönüşünün kişisel bir tercih değil, hukuki bir sürecin sonucu olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu, “100 yıllık partiyi kayyuma teslim edemeyiz. Partiyi kirlilikten arındırıp yeniden kurultaya götürmek için buradayız” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel ile İlişkiler ve Parti İçi Disiplin
Mevcut yönetimle arasındaki ilişkilere de değinen Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’in partiden ayrılmasına gerek olmadığını, ancak parti içinde paralel bir yapı kurulmasına müsaade edilemeyeceğini belirtti. Yaklaşık bir buçuk ay önce Özel ile bir araya geldiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bazı belediye başkan adayları konusunda yönetimi önceden uyardığını, ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu, “Vekilleri bölmeye, kutuplaştırmaya gerek yok. CHP’nin bir itiraz kültürü vardır ve genel başkanlarına hakaret edilmez. Ben iyi niyetle görevimi devrettim ve endişelerimi raporlarla paylaştım” dedi.
Mal Varlığı ve Bürokratik Geçmiş
27,5 yıllık bürokrasi hayatında hiçbir şaibe ile anılmadığını belirten Kılıçdaroğlu, milletvekili olduğu gün mal varlığını kamuoyuyla paylaştığını hatırlattı. Hakkında açılan çok sayıda soruşturmadan beraat ettiğini söyleyen eski lider, avukat bile tutmadan belgelerle kendisini savunduğunu dile getirdi.
Ayrıca, genel merkez tarafından kendisine tahsis edilen araçların ve koruma personelinin yemek giderlerinin kesilmesine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Bir genel başkana sağlanan imkanları geri çekmek doğru değildir. Korumalar devletin görevlileridir, onların yemek parasını kesmek ne anlama geliyor?” diye sordu.
Normalleşme Söylemine Sert Eleştiri
Yerel seçimlerin ardından CHP yönetiminin izlediği “normalleşme” ve “müzakere” politikalarını da eleştiren Kılıçdaroğlu, “Birinci parti olduğunuzda derhal seçim istemeniz gerekirdi. Müzakere edilmez, mücadele edilir. Tek adam rejimine karşı hangi arka kapı diplomasisini yürüttünüz?” diyerek yönetime yönelik sert eleştirilerini sürdürdü.
Kılıçdaroğlu, son olarak Meclis’teki oylamalarda AK Parti milletvekillerinin salonda olmamasına rağmen pusula verilmesini “sahtekarlık” olarak nitelendirerek, Meclis Başkanı’nı bu duruma sessiz kalmakla suçladı.