2020 yılından bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’nun kayboluşuna dair yürütülen soruşturmada, dosyanın seyrini değiştirebilecek yeni bir tanık ifadesi ortaya çıktı. Dönemin üniversite öğrencisi G.Y., şüpheli Mustafa Türkay Sonel ve çevresinin karanlık ilişkilerine dair çarpıcı iddialarda bulundu.
Munzur Üniversitesi’nde eğitim gördüğü dönemde yaşananlara ışık tutan G.Y., soruşturmanın kilit isimlerinden Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş ile ilgili dikkat çekici detaylar paylaştı. G.Y.’nin ifadesine göre, Sonel ve Altaş’ın üniversite yıllarında sık sık çapkınlık yaptıkları ve bu süreçte Sonel’in bir kızı hamile bıraktığına dair bilgilerin çevrelerinde konuşulduğu öne sürüldü.
Silahlı tehdit ve örtbas iddiaları
Tanık G.Y.’nin savcılıkla paylaştığı bilgiler sadece özel hayatla sınırlı kalmadı. Mustafa Türkay Sonel’in kendisine BMW marka aracının torpidosunda Glock marka bir tabanca ile dolu şarjörler gösterdiğini belirten G.Y., o dönemde yaşanan kaybolma olayının arkasında ise farklı bir mekanizmanın işlediğini iddia etti. G.Y., Gülistan Doku’nun Rus uyruklu bir gençle ilişkisi olduğunu ve bu gencin babasının emniyet mensubu olması sebebiyle olayın sistematik bir şekilde örtbas edildiğini duyduğunu ifade etti.
"Yukarıdan müdahale var" iddiası
İfadesinde Umut Altaş ile aralarında geçen diyaloğa da değinen G.Y., Altaş’ın kendisine Gülistan Doku olayıyla ilgili olarak, "Yukarıdan birilerinin parmağı var, bu yüzden failleri koruyorlar" şeklinde bir itirafta bulunduğunu öne sürdü. Bu iddialar, dosyadaki şüphelerin boyutunu genişletirken, olayın üzerindeki sis perdesinin aralanması için yeni bir tartışma başlattı.
Çelişkili ifadeler dikkat çekiyor
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu olan Mustafa Türkay Sonel, daha önceki beyanlarında Gülistan Doku’yu hiç tanımadığını savunmuştu. Ancak daraltılmış baz istasyonu raporları, Sonel’in iddia edilen cinsel istismar olayının yaşandığı gün ve saatte Gençlik Merkezi binasında bulunduğunu işaret ediyor. Sonel, bu çelişkiyi "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam hatırlamıyorum, büyük ihtimalle gitmemişimdir" sözleriyle geçiştirmeye çalışmıştı. Yeni tanık ifadesi, Sonel’in hem tanışıklık hem de olay yerindeki varlığına dair savunmasını bir kez daha zora soktu.