DEM Parti Eş Genel Başkanları, Çankaya Belediyesi’ne düzenlenen operasyonu ve Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in gözaltına alınmasını sert bir dille eleştirerek, bu adımların yerel demokrasiyi hedef alan siyasi bir kuşatma olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin en büyük yerel yönetimlerinden biri olan Çankaya Belediyesi’ne yönelik sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyon ve Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in gözaltına alınması siyaset gündemine oturdu. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, yaşanan gelişmeleri "hukuki değil, siyasi" olarak nitelendirerek tepkilerini dile getirdi.
İrade gasbı vurgusu
Konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yayımlayan Tuncer Bakırhan, operasyonu "irade gasbı" olarak tanımladı. Bakırhan, belediyeye yönelik "torba iddialarla" şafak vakti baskın düzenlenmesinin kenti yönetilemez kılma amacı taşıdığını öne sürdü. Kayyım uygulamalarına benzer bir pratikle karşı karşıya olduklarını belirten Bakırhan, "Hüseyin Can Güner’in yeri gözaltı odaları değil, Çankaya halkının kendisine emanet ettiği çalışma odasıdır" ifadelerini kullandı.
Yerel demokrasi hedefte
Tülay Hatimoğulları ise iktidarın uzun süredir devam ettirdiği yöntemlerin bir parçası olarak bu operasyonu değerlendirdi. Yerel demokrasiyi hedef alan "kuşatma siyaseti"nin sürdüğünü belirten Hatimoğulları, yargı eliyle yürütülen bu tür müdahalelerin halkın iradesine doğrudan bir saldırı olduğunu savundu.
Operasyonlara son çağrısı
DEM Parti liderleri, belediyelere yönelik bu tür operasyonların hukuki bir zeminden yoksun olduğunu belirterek, iktidarın bu anlayıştan vazgeçmesi gerektiğini ifade etti. Bir belediyeden diğerine uzanan bu sürecin demokrasiye zarar verdiğini savunan yetkililer, Hüseyin Can Güner’e yönelik gözaltı kararının derhal gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.