Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde bir okul çalışanının 13 yaşındaki bir çocuğa yönelik sistematik istismarı, bölge halkını sokağa döktü. Düzenlenen kitlesel yürüyüşte "cezasızlık" politikalarına sert tepki gösterildi.
Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde, bir okul çalışanının 13 yaşındaki bir çocuğa sistematik olarak cinsel istismarda bulunduğunun ortaya çıkması, bölgede büyük bir öfkeye yol açtı. Olayın duyulmasının ardından bir araya gelen yüzlerce yurttaş, çocuk istismarına karşı sessiz kalmayacaklarını haykırmak için Dicle İlçe Örgütü önünden Saat Kulesi’ne kadar yürüyüş gerçekleştirdi.
Toplumsal vicdanı yaralayan olaya karşı düzenlenen protestoya TJA aktivisti Ayla Akat Ata, DEM Parti milletvekilleri Beritan Güneş Altın ve Serhat Eren’in yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. Yürüyüş boyunca "Jin, jiyan, azadî" ve "Failleri yargıla" sloganları yükseldi.
Cezasızlık zırhına sert tepki
Eylemde konuşan DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Merve Öztutuş, çocuklara yönelik suçların münferit birer vaka olarak görülemeyeceğini vurguladı. Öztutuş, "Çocuklar, ayrımcılık ve nefret söyleminin hedefi haline getirilirken, karşılaştıkları istismar vakalarında cezasızlık zırhı devreye sokuluyor. İlgili kurumlar kafalarını başka yöne çevirmekten vazgeçmeli, dosyalar şeffaf bir şekilde soruşturulmalıdır" ifadelerini kullandı.
Okullar güvenli alan olmaktan mı çıktı?
Protestoda söz alan DEM Parti Milletvekili Beritan Güneş Altın ise eğitim kurumlarının mevcut yapısına dikkat çekerek çarpıcı bir iddiada bulundu. Okulların birer "suç mahalli" haline dönüştüğünü savunan Güneş, "İki yıl boyunca bir çocuğa sistematik olarak istismar uygulanıyorsa, devletin koruma mekanizmaları tamamen çökmüş demektir. Okulda güvende olması gereken bir çocuk, bu derece ağır bir suça maruz kalıyorsa, sistemin kendisini sorgulamamız gerekiyor" dedi.
Dicle halkının yoğun katılımıyla gerçekleşen açıklama, çocuk haklarının korunması ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılması talebiyle atılan sloganların ardından sona erdi. Olay, bölgedeki çocuk koruma mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği tartışmalarını da beraberinde getirdi.