İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte toplam 12 kişi hakkında iddianame düzenledi. İddianamede, Beylikdüzü Belediyesi dönemine ilişkin bazı doğrudan temin alımları ve makam aracı kullanımına dair işlemler nedeniyle kamu zararına yol açıldığı iddia edildi.
ARA BAŞLIK: Doğrudan Temin Alımları İddiası
İddianamede, 2018 ve 2019 yıllarında Gençlik ve Spor İşleri Müdürlüğü tarafından yapılan iki ayrı alımın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesi kapsamında doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği belirtildi.
Savcılık, benzer nitelikteki işlerin parasal sınırın altında kalmak amacıyla bölündüğünü ve bu durumun kanunun saydamlık, rekabet ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırılık teşkil edebileceğini ileri sürdü.
ARA BAŞLIK: RAM Alımında 83 Bin 500 TL Zarar İddiası
20 Mayıs 2019 tarihinde yapılan 200 adet RAM alımında piyasa rayiçlerinin üzerinde ödeme yapıldığı ve 83 bin 500 TL kamu zararı oluştuğu öne sürüldü.
İddianamede, bilirkişi raporlarına atıf yapılarak bazı ürünlerin piyasa fiyatlarının üzerinde temin edildiğinin tespit edildiği kaydedildi. Ancak bu bölüm yönünden bazı şüpheliler hakkında verilen soruşturma izinlerinin Danıştay kararı sonrası kaldırıldığı ifade edildi.
Makam Aracı ve 122 Bin TL’lik Kamu Zararı İddiası
Dosyada ayrıca, özel bir şirkete ait Mercedes Vito marka aracın belediye hizmetinde kullanıldığı ve bakım ile yakıt giderlerinin belediye bütçesinden karşılandığı belirtildi.
237 sayılı Taşıt Kanunu’na atıf yapılan iddianamede, bu uygulama nedeniyle 122 bin 305 TL kamu zararı oluştuğunun bilirkişi raporuyla hesaplandığı kaydedildi.
Ekrem İmamoğlu’nun ise belediye başkanı sıfatıyla gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği iddia edildi.
Danıştay Süreci ve Savunmalar
İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni kararına yapılan itirazların bir kısmının Danıştay tarafından kabul edildiği, bir kısmının ise reddedildiği belirtildi.
Şüpheliler savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini, işlemlerin mevzuata uygun olduğunu ve kamu zararının oluşmadığını savundu. Bazı şüpheliler ise iddia edilen zararın faiziyle birlikte ödendiğini ifade etti.